Yağmur Duası PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 19 Mayıs 2017 07:57

                            Yağmur Duası

                      Yağmur duasının daha İslamiyet gelmezden evvel çok eskilere dayandığını görüyoruz. Eski yazmalarda buna dar pek çok kaynak varsa da birer tane örnek vermeyi kafi buluyorum.

                       Hz Süleyman’dan bile önceleri var olan bu uygulama Hz Süleyman zamanında Yahova’dan  Tanrıdan yağmur yağdırması için yalvarıp topluca duaya çıktıklarından bahseder Ahdi Atikte ( l.krallar - sahife  8/35 ). Yağmur duasının ritüeller şeklinde yapılması ise ilerleyen zamanlarda ll.mabed zamanında yapıldığı aktarılır Mişna’da (Taanith - l/3).

                       Peygamberimizin daha çocukluğu zamanında  dedesi Abdulmuttalib'in elinden tutup yağmur duasına götürdüğü kayıtlarda geçmektedir ( İbn-i Sa’d l, 90 ). Bu tarihi vesikalardan bile anlaşılacağı üzere, sadece Müslümanlarca ve onlardan itibaren yapılmayıp kökleri ta eskilere dayandığı görülmektedir.

                        Semavi ve gayri semavi dinlerde dahi insanlar kıtlık ve kuraklıkla karşı karşıya kaldıkları zamanlarda din önderlerinin önderliğinde yağmur duasına için yüce yaratıcının yardımını isteyip yağmur duasına çıkarlardı. Bu dua sadece bizlere has olmayıp tüm insanların evrensel ortak kültürleri olduğu sabittir.

                         Tüm toplumlar yağmurun Allah tarafından gönderilen bereketinin, rahmetinin, mağfiretinin bir sonucu olarak ta en güzel bir nimet olduğunu kabul etmeleridirler.

                          Peygamberimizin gününde kuraklık sonucu yağmur duasına çıkılacağı zaman önceden üç gün oruç tutulur, fakir fukaralara sadakalar ve yardımlar yapılarak sevindirilir. Küsler barıştırılır. Çocuklar ise; sevinecekleri şeylerle hediyelendirilirdi. Zaten dedikodu yapmayan bu toplum, camii veya çoğunlukla kırsal yerlerin yüksek tepelerine çıkar aynı zamanda hayvanlarını da o mıntıkaya getirirlerdi. Evlerinde bulunan yaşlı ve küçük sabileri de götürmeyi ihmal etmezlerdi. İşte bu şartlarda peygamberimizin önderliğindeki bu insanlar topluca iki rekat namazın ardından, hutbeyi dinler ve günahlarına göz yaşlarıyla tevbe ederek Allah’a yakarışta bulunurlardı. Bu şekilde yapılan duaların hemen sonunda Allah rahmetini gönderir ve ıslanarak gelirlerdi denilmektedir kayıtlarda. Bazen kurban kestikleri de sahih olmamakla beraber rivayet edilmektedir.

                        Kavmiyetçilik yapılarak, dedikodulardan uzak durulmadan, küsler barışmadan, günahlarımıza tevbe edilmeden yapılan bir yağmur duası Allah’ın yanında ne derece kabul görür ki?.. Bunu bilemeyiz, insanlar olarak yağmur duasını gereğince yaptığımızı zannediyor ve karşılığını bekliyoruz… Acaba hak ettik mi? Sahabe zamanındaki yağmur duasıyla karşılaştırırsak sonucun aşağı yukarı belli olacağını tahmin edebiliriz…

                        Azeri  sözüyle söylersek;  Yer O’nun, göğ O’nun… Bizler ne desekte O’nun dediği olacaktır. Bizler sadece istedik, vermek O’nun, vermemek te O’nundur…

İnşallah bu bilinçle gelecekteki dualara Allah kavuştursun dileği ile, gelecek olan rahmetler hayırlı ve uğurlu olsun tüm insanlara...

Yoksa o uğraşı bir doyumluk piknikten öteye gitmeyeceği açıktır… 

 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 49 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 190
İçerik : 279
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 371857
Template Design ah-68 | Copyright © 2014 by selamli.com | Yönetici