Merhabalar PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 20 Ekim 2017 14:37

Merhabalar

Allah’a şükürler olsun ki dört buçuk ay gibi uzun bir zaman sonra sizlerle tekrar buluşmanın, kavuşmanın ve hasbihal edece ğimizin heyecanı içerinde bulunuyorum. Her hepinizi selamların en güzeli olan Allah’ın selamıyla selamlarken, işlerinizde kolaylıklar kazançlarınızda bereketler, ailenizle huzur ve sağlıklı günler diliyorum.

Bir Hazirandan itibaren köye gidişimden dolayı bu güne kadar yazılarımıza ara vermek zorunda kalmıştık istemeden…Köyde internet ortamı olmadığından. Telefonla da yazım ve iletişim sorunu olduğundan dolayıdır ki bu uzun ara devreye girmiş oldu.

Sağlık olsun sizler de bizler de hayattayız ya, gerisi hep angar- ya…

1974 yılından bu seneye kadar hiç bu kadar böyle uzun süreli köyümde kalamamış ve hayatın gerçekleriyle yüzleşmemiştim. İlk-         okula kadar  çocukluğumun tüm zamanları, öğretmen okulu dönemi ve öğretmenlik zamanımın tatilleri köyde geçiyordu ama sezon bu kadar hiç uzun olmuyordu.

Köyde yaşayan insanlarımızın nasıl zorluklar içerisinde hayatla boğuştuklarını, yokluk, zorluk, olumsuzluk ve çilenin çeşitlerini görerek/ çekerek kısacası hemen her şeyi birebir uygulayarak yaşadıklarına şahit oldum. Ben de onlarla bu havayı teneffüs ediyordum.

İnsanlarımızı en çok yoran yol, su, elektrik ve ekmek gibi temel so- runlar oluşturuyordu. Suların azlığı ve düzensiz akması. Yolların tamir bile görmeden bozuk zeminli oluşu. Sık sık elektriklerin kesilmesi, ekmekçi-  nin zamanlı ve zamansız gelmesi gibi temel konular sorunlara sorunlar katıyordu…

Nice olumsuzluklara ve nice imkansızlıklara rağmen köyümün insanları güzel geçinip, birbirleriyle uyumlu olmanın ve mutlu yaşamanın yollarını bularak hayata tutunmalarına şahit oluyordum. Onları azlık, kıtlık, yokluk ve yoksulluk pekte meşgul etmiyordu çünki; bunlara bi şekilde çözümler üretiyor veya en azından kulak asmıyorlardı.

Kısacası zamanlara ve günlere göre yaşamanın hamurunu karıp çöreğini yiyorlardı. Bildiklerine ve atalarından ne görmüşlerse onunla iktifa etmenin uğraşısı içerisinde oluyorlardı. Onlara ilmim ışığında, tarımın getirileri ilerde bir rahatlık getirecek olsa da aldırış etmeden ve araştırmadan bildiklerinden şaşmıyorlardı. Yeni bir şey öğrenmenin (bu her alanda) gereğini de hiç gaale almıyorlardı…

Hani derler ya; köylü duyduğuna değil gördüğüne inanır diye, bunu bizzat görerek ve anlatarak yaşadım. Bunun için de insan üzülüyor işte…

Eksikleriyle, doğrularıyla yaşama nasıl ayak uydurmuşsa da, hayatın elinden nasırlı elleriyle tutunmaları dikkate şayan olup taktir edilmeleri her şeyin üstündeydi benim için…     

Hani kirpinin yavrularına “pambuğum” dediği gibi o insanlar bizim ata mirasımız ve tecrübelerimiz, ışıklarımız olarak baş tacımızdırlar…

Yazılarımız çok önemli bir aksilik olmazsa yine haftanın Cuma gün- leri olmak üzere devam edecektir inşallah.

                        Selam ve dua ile Allah’a emanet ederken, hepinize merhabalar diyorum…

 

 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 45 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 212
İçerik : 284
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 387642
Template Design ah-68 | Copyright © 2014 by selamli.com | Yönetici