Konfor Öldürüyor Mu? PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 10 Kasım 2017 07:54

 

                                                                 Konfor Öldürüyor Mu?

Yeryüzü yaratılıp yaşama elverişli hale getirildikten sonra, Adem oğlunun hizmetine sunulur. Zamanlar, çağlar, iklimler, ihtiyaç, üretim, gereklilik, çoğalma, kemâlât ve düşünce yapıları, hisler, ahlak, inanç ve inançtaki çeşitlilikleri tetikleyen unsurlar arttıkça insanın hayata bakışı, ihtiyaç ve rahat yaşama, lükse düşkünlükte o derece artıp şekillenerek bu günlere gelinir…

Zaman içerisinde günümüzdeki karmaşa ve içinden çıkılmaz bir halde iken, varılan ve amaçlanan bu lüks arzusu, beraberinde insanoğlunu çıkılmaz bir sarmalın içine attığı görülmektedir… İçine düşen kalkamıyor, bi şekilde kalkan da ayakta duramıyor ne yazık ki…

Her şeyde doyuma ulaşamayan insanoğlu, ulaştığı noktaya kanâat etmeyip karşısındakinden üstün olma düşüncesiyle dahasını istiyor ve ona sahip olmak için de sürekli kazançlarını emeğini bu yolda harcayıp heba etmeye devam ediyor.

İnsanın arzu ve isteklerinin bir sınırı yoktur. Durması ve durdurulması da mümkün görülmemektedir. Nefsin bu istekleri insanı adeta dumansız bir ateş içerisinde kavurmaktadır. Hırs, nefis ve gemlenemeyen arzular, şeytanın da vesvesesiyle iyice zirveye çıkar. Sonu çılgınlık veya intihardır… İnsanoğlunun bu psikolojisini en güzel ifade eden Allah’ü Teala : “Malı öyle bir seviyorsunuz ki, yığmacasına. Fecr/8 . derken , peygamberimiz de; “Ademoğlunun iki vadi dolusu altını olsa üçüncüsünü ister, üçüncüsü olsa dördüncüsünü ister“ diyerek insanların bu doyumsuzluğuna dikkatleri çeken önemli uyarılardır.     

Batının, mala servete, şan ve şöhrete düşkünlüğü, lüks için her şeyde değişkenlik isteği, önü alınamaz ve içinden çıkılamaz bir duruma düşürmüştür insanları. Bu düşünceleri kapsamayan insanlar da  yok değildir ama, oran diğerine  göre çokta düşüktür…

Türklerin batıya özentisi diğer millere göre kat be kat fazladır. Bu aşırı düşkünlük ha bire konfora ve rahatlığa sürüklemiştir. Bunun sonucu da insanları, aileleri ve kitleleri sonu gelmez bir yarış içerisin- de konforun cazibesine kapılmıştır. Bu sele kapılanlar veresiye, kart, taksit, tefeci, kredi, kredi kartı, elden borç veya bankalara borçlanmalarla yüz yüze gelmiş ve de hayatını bir kölelik zincirine bağlamış ol- maktadırlar…

Konforu yakalamak onun ihtişamını yaşamak, şanı ve debdebesiyle dillerde olmak, gözle gözükene hitap edebilmek, o konforun forsuyla caka satmak adına yapıla gelen bir çılgınlığın adıdır konfor veya lüks… Hayatların karardığı daha nice zaman sonra değil, kısa bir zaman sonra bile göster- meye başlamıştır. Ama ne yazıktır ki son pişmanlık fayda etmeyecektir.    

Bunun en basitini evlerde görmekteyiz. İhtiyaçların dışında ev araç ve gereçleri almak, yenileme adıyla gereksiz harcamalarda bulunmak yapılanmalara birer örnek babındandır. Eşyalar içeri insanlar dışarı dercesine evlerimizi konfor adına gereksiz şeylerle doldurmanın zararlarını, ödemeleri yaparken fark eden insanoğlu, çaresizliğinin dermanını depresan ilaçlarında aramaktadır. Sonuçsa bunalım, cinnet, kaos veya intihardır… Düşünenler bunu açık bir şekilde çevresinde ve medyada göreceklerdir.

Bu durumda konfor öldürüyor mu? Yoksa güldürüyor mu? nun cevabını ararsak, hepimiz vicdan- larımızda  buluruz…

Bu çılgınlığın seline kapılmamak için ayakları yorgana göre uzatmak en akıllıca iş olsa gerek… Herkesin bir aklı var. Öyleyse…

 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 46 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 212
İçerik : 284
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 387643
Template Design ah-68 | Copyright © 2014 by selamli.com | Yönetici