Acının Gücü PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 02 Şubat 2018 07:54

                          Acı’nın  Gücü

Burada acıyı tarif edecek değilim. Acı “acıdır“ da demiyorum. “He ya, tatlı mıdır?“ diyelim türünden içinizdeki dürtüler sizi dürterek  isyan ettirecektir. Bu, elbet işin doğasında olan bir olgudur. Hani “her şey için, baktığınıza göre“ denilen bir söz var ya, işte o türünden olan bir hasbihaldir bu yazı…

Tüm canlılar acıları yaşarlar ve de onu çekerler. Zikzaklı da olsa hep acılarla geçer insanoğlunun ömrünün bir çoğu. Bu gerçeklik, insanın kendi elleriyle olduğu gibi, kaderinin içinde de vardır. Allah’ın koymuş olduğu sünnetullah gereği bir imtihan aracı olur bu acılar, veya kendinin yanlış adımları sonucu acılara düçar olur insanoğlu.

Toplumların en küçük birimi aile ile, en büyük birimi impara- torluklar, hayat seyri içerisinde bu acılardan nasiplerini almışlardır. Gelen acıların şiddeti ve zamanı farklıda olsa, adı geçen birimleri derinden sarstığı tarihin akışında görülün bir gerçekliktir. Acının tokatı; bu kesimleri ister yüzey, isterse derinden etkilemiş olsun, onları bir güç sahibi yapması çok ilginç değil mi? İşte o güç, birliktir

Acıdan nasiplenenler mutlaka dostta, düşmanda olsa birlik ve berberliğin ipine sarılarak ortaya bir güç çıkarabilmişlerdir. Zayıf olanlar, aynı acıyı tadanlar, aynı akibeti yaşayanlar, aynı konumun hava- sını teneffüs etmek zorunda kalanlar… Velhasıl; gereğin şartları her kesime, birlikteliğİn yolunu gösterip onları bu yöne toparlanmaktır.

Bu durum, milletlerin geçmiş tarihlerine bakıldığında ayan be yan görülecektir. Yakın tarihimizde ise; 1974 Kıbrıs barış harekatı açık örneklerden sadece birisidir. O dönem, sağ/sol meselesinden beş bin genç, birbirlerini öldürmüş, adeta millette iki kampa bölünmüştü. Bu savaş çıkınca sağı solu, ülkücüsü devrimcisi, polderi töpderi, dinlisi dinsizi, ateisti koministi, şeriatçısı laikçisi, kısacası; her kesim yek vücud olarak bir araya gelmişlerdi. Batılılar “bunlar parçalanmak üzere, savaşta tuzu biberi oldu” deyip el oğuştururken, milletin birliği ve birlikten doğan gücünü görünce şaşa kalmışlardı.

Doğal olaylar ve buna benzer felaketler karşısındaki milletin beraberlik azmi ve çabası içerisinde olmaları, olanca imkanlarıyla devasa bir güç oluşturmaları zamanlar içerisinde olan örneklerdendir.

Hele daha sıcağı soğumayan 15 Temmuz darbesi ise; hayal değil, her şeyiyle gözlerimizin önünde cereyan eden bu gücün destanlığı,  tarih sahnesinde yerini almış oluyordu.

Kısacası doğal afetler, içteki kaos ve istenmeyen ayrımcılıkların baş göstermesi ve savaşlar, bulunduğu milletlere çok acılar yaşatmıştır. Yaşanan bu acılar bu milletin fertlerini bir araya getirerek, oluşan güçle her olumsuzluğun üstesinden gelmesini bilmiş ve dünyaya bu özelliği ile nam salmıştır…

Bu necip milletin gücü başka sebepleri olda da, o gücün kaynağı tâ buradan gelmektedir. İnsanımız tabi ki; hep aynı şeyleri, hep aynı fikirleri taşımıyor olsa da, böyle durumlar karşısında gücünü birleştirmeyi bilmiştir.

Herkes ayrı telden çalsa da, ayrı ayrı fikirleri taşısa da, zamanı gelince gerekeni yapmaktan hiç çekinmemiş ve de çekinmeyecektir. Çün ki; elinde devasa bir güç vardır. Atalarımızın dediği gibi ; “yılan eğri büğrü aksa da, deliğine girerken dos doğru oluverirmiş”  

            Bu millet, yılan gibi olsa da, aykırı fikirleri taşısa da, ayrı ırktan ayrı inançtan olsa da, acılar karşısında bir güç olmayı becere- bilen belki de tek millettir.

           Bundan dolayıdır ki; çekmekte olduğumuz bu acılardan ürkmeyelim, üzülmeyelim… Allah’ın izniyle daha büyük güç doğacaktır… bu inançta olalım yeter…                              

 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 35 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 253
İçerik : 306
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 439358
Template Design ah-68 | Copyright © 2014 by selamli.com | Yönetici