İç Düşman Mı Dış Düşman Mı? PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 16 Şubat 2018 06:43

 

                         İç Düşman Mı Dış Düşman mı? 

Dünyada bulunan tüm nesnelerin karşılarında bulunan bir düşmanları vardır. Yer yüzünün düzenini sağlayan yüce yaratıcı ilk yaratışından itibaren bunu böyle koymuştur. Bu imtihanın bir gereği olarak kıyamete kadar da sürecektir. En küçük bir hücreden, en büyük bir kürreye kadar aynı minval üzere devem edecektir.

Bu kaçınılmaz olgunun içerisinde yuvarlanıp giden insanoğlu, yazgısının ve aklının çizdiği çember içerisinde yaşaması mukadderdir, bu hesap dışı da değildir.

“Benim hiç düşmanım yok” diyen birisi, Allah’ın koymuş olduğu kuralı çiğniyor demektir. Çünki; insanın ilk düşmanı zaten iblis ve nefsi değil midir?

Bir ülke kolay kolay kurulamaz ve de hayatiyetini devam ettiremez. Ülkelerin veya milletlerin düşmanları yakın veya uzakta olsa bile yine de düşmanları, milletler ve ülkelerdir. Her nesnede olduğu gibi ülkelerin en büyük düşmanları dışta değil, içte olanıdır. Düşmanın dışta olanından ziyade içte olanı en zarar verenidir. Karşıdan gelene tedbirini almış olarak savunma yaparken, yanı başında bulunan ve senden görünene hazırlıksız yakalanabilirsin. Öyle olunca da anlamsızlaşan hayatın, senin için çekilemeyen bir zindan hükmünde olacağı aşikardır.

Yurdumuzun dışardaki düşmanları belli olacak kadar açıktır. Küfür tek millet olduğundan dolayı hemen hemen hepsinin bir deliğe ettiği görülmektedir. Bu gayet anlaşılır olduğundan suçlanamaz bile… Çünki; o düşman, düşmanlığını yapacaktır bu yaratılışın gereğidir…

Peki, ya bizim sofradan yiyen, suyumuzu içen, birlikte iş görüp aynı havayı teneffüs eden, bizlerin vergileriyle maaşını alıp yine de bize düşmanlık yapana ne demeli?... Bunlara bir isim verilecekse, hain'lik kelimesine ilaveten halkımızın daha uygun bulduğu o güzelim kelimeler, onun sıfatı olarak artar da yeter bile. Tek kelimeyle bu alçaklar, yanı başımızda olduğu gibi dernekler, vakıflar, çeşitli örgütler yazar/çizerler, sanat ve tüm yayın kurumları, akademisyenleriyle siyaset erbabının içinde bulunduğu eblehlerdir. Tabi ki burada hepsini diyemeyiz, onların vatan severleri bu kategorinin dışındadırlar.

İçte bulunan, aramızda dolaşan bu bukalemunların söylemleri ve davranışları kendilerini tam olmasa da ele vermektedir. Bunların en şedit alçakları ise, siyasilerin içerisinde barınmaktadırlar. Onları oradan almak birinci derecede halkımıza, ikinci derecede de yönetim erkine düşmektedir. Başımıza musallat olan bu pislikler, milletin meclisinden temizlenmedikçe daha çok baş ağrıtacağa benziyor…

Herhangi bir hukuk devletinde kanunlar geçerliliğini sürdürür. Kanunları meclis yapar, yargıçlar uygular. Meclis halkı temsil eder ve halk adına iş görür. Halkımız meclise yetki verip güvendiğine göre, güven duyacağı, güvende olacağı ve güvenin tesis edilmesi için de,  iç düşmanların al aşağı edileceği bir davranış beklemektedir.

Şu an milletimizin en başta gelen sorunu terördür. Bu büyük belada bizlere PKK, PYD, DEAŞ, DHKP-C, SDG, HDP dir. Bunların esas anaları, koruyup kollayıcıları, planlayıcı ve projelendiricileri ise CHP dir. Bu iç düşmanlar köklerinden kazınmadıkça sular hiç bir zaman durulmayacaktır.   

Devletimizi yöneten kadrolar enerjilerini iç düşmanların yok edilmelerine yönlendirirlerse, işte o zaman terör belası durur, halk ta huzur bulur.

Bu birliğin dağılmaması isteniyorsa ki isteniyor, o halde halkın istekleri de göz önünde bulundurulmalıdır.

Hani düşmanın “karınca bile olsa tedbirli ol” derler ya, bizler her iki düşmana karşı tedbirli olmaya özen göstereceğiz.

Devletlerin ayakta olmaları, halkla beraber olan yöneticilerin birlikteliğinden geçecektir.

 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 49 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 253
İçerik : 306
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 439366
Template Design ah-68 | Copyright © 2014 by selamli.com | Yönetici