Çaresizler... PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 25 Ocak 2019 16:30

                       Çaresizler… 

Bir tarım ülkesi olan yurdumuz, “tarımda kendi kendine yeten ülke” diye bilinirdi seksenli yıllara kadar. 1984 den sonrasında bu kodlamanın dışında kaldı. Çünki ürünlerin bir kısmını dışardan ithal etmeye başladık. Siyasiler çeşitli isim ve sıfatlarda kanunlar çıkardıkça ithalatın önü iyiden iyiye açılarak ürünlerin pek çoğu ithal edilmeye başlandı. İş o dereceye vardı ki; şu son günlerde bile komşu ülkeler- den ot ve saman dahi ithal edilir oldu. Ne olmuştu?, ne oluyordu da bu kadar basit malların dahi ithalatı yapılıyordu?..

Bi kere şu bir gerçek ki; çiftçi de diğer meslek ve zanaat mensupları gibi para kazanmak durumdadır. Kazanılmayan bir iş kişiye zarar getirir. Bu da ya o işi bırakır, ya da orayı terk ettirir… ü- çüncüsü de vardır ama çaresizlikten ona hiç yanaşamazsın. O da elinden tutacak, yol gösterecek, akıl verecek, yardımcı olacak  veya destek verecek birilerinin olması… Bu da günümüz şartları, ahlaki, insani ve de maddi alanlarda insanlarımızda pek görülemeyen bir özellik.

Çiftçimiz kazanacak ki iş yapacak. Sevecek ki üretecek, başaracak ki dahasına niyetlenecek. Destek görecek ki iştahla o işe dört elle sarılacak. Yaptığı işte randıman görecek ki ekonomiye katmadeğerde bulunacak. Böylelikle köylü köyünden göçmeyecek, kendi işinin başında kendi patron olacak. Mutlu bir yuva, huzurlu bir aile oluşturacaktır.

Çiftçi, desteği yakınından görmediği gibi devletten de görememektedir. Oysaki tarım kanununun 21. Maddesi gereği her yılın bütçesinden tarım için çiftçilere % 1 oranında desteğin verileceği kanun gereğidir. Bu oran kimi Avrupa ülkelerinde % 2yi geçerken bizde ise 1 in altında uygulanmaktadır.

Türkiye’nin 2019 bütçesi 960 milyar 976 milyon liradır. Şimdi bu bütçeden kanunen ayrılan miktar çiftçiye 96 milyar olarak yansıması gerekirken, bu sene için ayrılan destek 16 milyar olarak belirlenmiş durumdadır. Bu duruma göre dönüm başına olan destek takriben 19 liradır. Eğer kanun- daki % 1 lik çiftçiye verilmiş olsaydı, şu an çiftçiye dönüme 95 lira destek verilmiş olacaktı. Yani Yüz dönüm arazi işleten bir çiftçi ilk baharda alacağı 9500 lira oldukça işine yarayacak bir paraya kavuşa- caktı.

Çiftçilerimizin çok büyük bir bölümü il ve ilçe tarım müdürlüklerinden tarımsal danışmanlık hizmetleri alamamaktadırlar.Çiftçi karşılaştığı bir sorununu gidip anlatacağı bir danışman bulama- maktadır. Masa başındakiler dertlere derman olmadığı gibi başka yerlere yönlendirerek baştan sav- maktadırlar. O zaman çiftçide atadan gördüğü, komşusuna sorduğu ile iş yapmak durumunda kalı- yor. Bilimsel bir ön görü, yanında uygulamalı bir danışman, dönem dönem çiftçilere konular hakkın- da seminerler, aydınlatıcı toplantılar verilmediğinden üretimde verimlilikte gereği gibi sağlanamıyor. Sizlere çok ilginç bir bilgi vermek istiyorum, şöyle ki:

Türkiye’den değil, Almanya’dan “Frankfurt School”adlı bir araştırma kuruluşu her yıl yurdu- muzda araştırmalar yapar.En son 77 ilimizde yaptığı araştırmaların bir bölümünde çiftçilerimize “İş-leriniz için bir danışmanlık hizmeti ister misiniz?”sorusuna %53 ü “evet” demesi üzerine, hemen diğer soruyu yöneltirler. “Pekiyi bu hizmeleri alıyor musunuz?” sorusuna %65 i “hayır alamıyoruz” diyerek bir gerçeği ortaya koyarlar. Evet çiftçilerimiz böyle bir danışmanlık hizmetleri alma arzusu taşırken bu gereği gibi kendilerine verilmemektedir.

Türkiye’de 40 tane ziraat fakültesi bulunuyor. Buradan mezun olan ziraat mühendislerinin %25i iş bulabilirken, diğer kalanları işsiz dolaşmaktadırlar. Bu kadar köylerin hepsine değilse bile, bir planlamayla merkezi köyler oluşturup, bu işsiz mühendisler istihdam edilemez mi? Böylelikle hem işsizliğe, hemde çiftçinin derdine derman olan danışmalık hizmetleri uygulamalı, veya yerinde bire bir yardımcı olarak üretime katkıda bulunmuş olunmaz mı?..

Bir ilacı, bir gübreyi, ekim ve dikimi halen daha yetmişli yılların bilgileriyle yapmaktadırlar çiftçilerimiz. Her hangi bir çiftçiye tarlandan bir toprak analizi al desen yapanın çıkacağını zannet- mem. Atadan kalma usullerin üzerinden yıllar geçsede durum halen aynısıyla devam etmektedir.     

Çiftçilerimiz derdine derman arıyor ama çaresizler. Devlete varsa oyalamayla geçiştiriliyor. Müdürlüklere varsa baştan savuluyor, bilgi için bile masadakiler “ben bilmiyom, falanca kişi de burda yok” deyip çaresiz bırakılıyorlar.

Tarımın hemen her sahalarındaki çiftçilerimiz, bilgilenmek istiyor! İstiyor da işte… Başarı, yüksek verim, bilgi alış verişi ve üretimden katma değer ekonomik getiri düşünülüyorsa ki, bu düşünülüyordur tabiki…Öyleyse;

Milli, yerli, ihracata yönelik, yüksek verim ve küresel ölçekli bir tarım bekleniyorsa. En kısa zamanda çiftçinin yanında olacak ve elinden tutulacak tedbirlerin hükümet tarafından acilen hayata geçirilmesi ve uygulanması tüm çiftçilerimizi sevindirecektir…

                                                                               
 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 54 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 280
İçerik : 329
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 493975
Template Design ah-68 | Copyright © 2019 by selamli.com | Yönetici