Köpeklere Dokunulmazlık mı?.. PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 01 Şubat 2019 08:36
                   Köpeklere Dokunulmazlık Mı?...

                        Dünya denen yer yüzü sadece biz insanların yaşamaları için yaratılmış değildir. Buralar insanat, hayvanat ve nebatatların da yaşayabileceği bir ortam olarak yaratılmıştır. Ama idare ise insanlara bırakılmıştır. Dolayısıyle, canlılar ve cansız varlıkların bir düzen içerisinde, yaşam ve can güvenliğinin sağlanması görevi de biz insanlara bırakılan bir sorumluluktur. Bu görevi üstlenen insan oğlunun nankörlüğü ise gün yüzü gibi aşikârdır.

                        Kendine verilen görevinde bile en büyük nankörlüğü yapan insanoğlu, koruması altındakilere ise gereği gibi sahiplik mi yapacaktır? Öyle de yapmakta olduğu görülüyor ve biliniyor. Yer yüzündeki canlılara en çok zarar veren varlık ise insanoğludur. Kendi cinsine bile acımayıp milyonlarca insanların ölümüne sebep olması gözle görülen veya belgelerle sabit olan bir gerçektir.

                        Hayvanlarda insanlar gibi olmasa da ona yakın hisleri, korkuları  sevinçleri, hüzünleri, acıları ve düşünceleri vardır. Bunlar araştırmacı zooloğların tespitleri olduğu gibi, normal insanların da anladığı özelliklerdir. Bu sevimli varlıklar çevremize güzellik ve neşe kattığı gibi, hal ve davranışlarıyla da hayatı capcanlı tutmaktadırlar.

                        Bizlere ibretlik yaşantıları, vermiş oldukları her türlü hizmet ve ekonomik katkıları hayatımızın olmazsa olmazlarından dır. İnsanlar, insan oldukları sürece bunları göz önünde bulundurarak korunmalarını, bakımlarını ve güvenlerini gözetirler. İnsan görünümlü olup, insanlıktan bi haber olanlara ise; ne kanunlar ne de cezalar etki etmeyecektir. Kendilerini vicdanları dahi zaptu rapt altına alamamışken kanunlar mı alacaktır?Kendinde olmayana, dışarıdan gelen etkiler hiç fayda vermeyecektir.

          Bu hayvanların içerisinde kedi ve köpeklerin apayrı bir yeri vardır aramızda. Biri evlerimizin içindeki, diğer birisi de dışındaki düşmanlardan bizleri güvende tutmanın ve haber- dar etmenin gayreti içinde olarak, sadıklığını gösteren  harika varlıklardır.

          Şu da bir gerçektir ki; bizler varsak onlar vardır. O halde, temel mesele insanoğludur. Eğer bu mesele anlaşılamıyorsa o zaman sorunların çözümünde de sıkıntı yaşanacak demektir.

                        İnsanlar, hayvanlar için dernekler kurmuşlar. Devlette  hayvanların haklarını koruma altına almak için kanunlar çıkarmış ve halen de yenilerini çıkarma gayreti içindedir. Bunlar eksik ve tam olmasa da güzel girişimlerdir. Zamanla telafilerle endişeler giderilir.

                        Esas mesele ise; “hayvanları koruyalım, onların da hakları vardır” denilerek kanunlarla insanların değerini hiçe sayar-casına köpeklere aşırı bir özgürlüğün verilmesi meselesidir. Zaten hayvanları koruma altına alıp, onlara yapılan zulümler karşılıksız kalmadan cezalandırılmaktadır. Şimdilerde ise bu yetersiz denilerek dahasının istenmesi galiba insanımıza “hele sen bi otur yerinde” anlamına gelebilen bir çağrışım arz etmektedir.

                        Herkes çevresinde veya ekranlarda, sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan insanların yaralandığına, veya öldüğüne şahit olmaktadırlar. Bunlara rağmen kendini koruyan veya tedbir alan insanlara sözle taciz, şiddet, tehdit, şikayet, fiziksel müdahale, linç edilme gibi çirkef davranışların sergilenmesi hayretlerin ötesinde, ardında kasıt, farklı düşünce ve psikolojik sorunların olma ihtimalini gündeme taşımaktadır.       

                        Bunca insanımızın yaralanması bir yana, ölmesi bile toplumu fazla ilgilendirmezken, bir köpeğe taş atmak veya üzerine yürüyüp köpeği korkutmak bile manşet olup günlerce kamuoyu meşgul edilmektedir. Bu da yetmez gibi şikayetçi olarak hem karakolların işlerliğine, hem de insanımızın işlerinin aksamasına engel teşkil edilmektedir.

                        Kaş yapayım derken, göz çıkarmanın bir manası olabilir mi? Sokak köpeklerinin pençeleri altında canını bile kurtaramayan küçük okul çocukları, günün erken saatlerinde, gece vardiya işlerine giden korunmasız bunca işçilerin canları herhalde önemsenmeyerek hiçe sayılması toplumu oldukça rahatsız etmektedir. Musalla taşında köpekler tarafından öldürülmüş bir genç öğrencinin tabutu   namaz için bekletiliyor. Namaz kıldırılmadan henüz önce imamın “köpeklerin korunması gerektiğini, hayvanlara merhametli olunma- sının insani bir vazife olduğunu” söylemesi ne anlamsız, ne lûzumsuz ve ne de çirkin bir davranıştır. Bu, cenaze yakınlarına ve insanlara yapılmış en büyük bir zulümdür. Bu davranış insanlarımızın ölmelerinin hiç önemli olmadığı intibaını vurgulamaktadır. Bu durum,  toplumun gelmiş olduğu çılgınlığın boyutunu göstermesi bakımından çok tehlike arz etmektedir. İleride neden olacak olaylara sebep olabilecek adımlardandır. Beyinlere kazınan bu gibi vakıalar toplumun hafızasından silinmemişken bir yenisinin gündeme sürülmesi ise çok düşündürücüdür.

                        Aklı selim ve vicdan sahibi insanlardan hayvanlara hiçbir zararın gelmeyeceği malûmdur. Kanunlar olsa da, yenisi çıksa da bu durum onlar için değişmez. Hayvanlara zarar, sadece insan görünümlü hayvanlardan gelir…

                        Sokaktaki insanların can güvenliği, sokak köpeklerinin saldırısıyla tehlikeye girmiş durumdadır. İkisinin canı da önemlidir. Ama insanın ki, daha önem arz etmiyor mu sizce?.. Yoksa sokak köpeklerine dokunulmazlık mı tanınacak ?

                        Öyleyse ey yetkililer!!! Toplumu ve hayvanlarımızı düşünüyorsanız. Sizlerin atacağı adımlar çok daha önem arz edecektir…

                                                                       
 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 34 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 280
İçerik : 329
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 493964
Template Design ah-68 | Copyright © 2019 by selamli.com | Yönetici