Hani Devlet... PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 22 Şubat 2019 06:27

                                              Hani Devlet…….

Türkiye cumhuriyeti kuruluşundan sonra ülkenin eğitimi, imarı, sanayî, ziraî, iktisadi ve ekonomik sahalarında kalkınabilmesi için kolları sıvayarak planlar proğramlar ve uygulamalar başlatır. Devlet, olarak savaştan çıkmış, kurumların pek çoğu çökmüş, halk yoksulluk içinde olduğundan dolayı bir takım işleri halkı için yapar.  Bunların başta gelenleri kara ve demir yolları. Şeker, mensucat, ayakkabı fabrikaları. Okullar ve hastaneler oluşturur. Tayyare fabrikası ve uçak yapımı. Et ve balık kurumu vs gibi alanlarda çalışmalar hızla yürütülerek bu günlere kadar gelinir.

1980 li yıllardan itibaren devletin kurduğu, fabrikalar, kurum ve kuruluşlar, birlik ve kooperatifler özelleştirme adıyla satılmaya başlanır. Bu satışlara karşı çıkışlar her satış zamanlarında olmuş ama hiç kaale bile alınmadan devam edilmiştir. 2000 li yıllardan sonra ise; özelleştirmeler daha da hızlandırılarak bir elin parmak sayısı kadar denecek sayıya indirilir. Nerdeyse satacak kıyıda köşede bir şeyler kalmamış denilse de yeridir.

Özelleştirmelere karşı çıkışlara her hükümet ve başkanları: “Devlet, şeker mi satar? Devlet kasaplık mı yapar, et mi satar, süt mü satar? Devlet, ayakkabıcılık mı yapar?”diyerek reddetmiş ve bildiğinden şaşmamıştır. Bütün haklı çıkış ve önerileri kulak ardı ederek, devletin kısacası milletin malı olan her işletmenin ve fabrikaların özelleştirilmesi sürdürülmüştür.

Şu günlerde devlet ……mi satar?……mü satar? derken, her türlü sebze ve meyveyi satmaya başlamıştır. Sadece Ankara ve İstanbul’un belli noktalarına tanzim satış çadırları kurarak bu satışları yapmaktadır. Sadece ya bir ya üç kilo ile sınırlandırılan satışlarda erkenden ve de uzak yerlerden gelerek saatlerce bekleyerek alış verişler devam ettirilmektedir. Elbette tarladaki üreticiden alınan bu ürünler halkada ucuza satılması halkımızın işine yarayacaktır. Yetkililerin açıklamalarına göre 2,5 ay sürmesi beklenen bu satışların sadece seçimlik olması yine vatandaşı umutsuzluğa sevk edeceğe benzemektedir.

Halkımızın yararına olan bu ucuz satışlar böyle yapılıyorsaydı da, bu seçime kadar bu millete yüksek fiatlardan satışlara niçin müsaade edildi?. Burada halkın değil satıcı ve aracı firmaların, marketlerin menfaatları mı gözetildi sorusu haklı olarak akıllara gelmektedir?..

Bu çadırlara ürün gönderen de, bu çadırlardan mal alan tüketici de yine köyden gelen garip guraba insanlar olarak göze çarpmaktadır. Maksat; Çiftçi olarak üretici ve tüketicilerin menfaatlarını göz önünde bulundurmak ise, böyle pansuman tedbirlerle çözüme varılamaz. Üreticiye devamlı ve köklü çözümler sağlayan fırsatlar sunulmalıdır.

Halkımız için yapılan her türlü güzellik alkışlanıp taktir edilecek ve de edilmelidir. Ancak bu sadece seçimleri kazanmak adına yapılarak oluyorsa; işte o zaman üretici mi, tüketici mi, aracı mı yoksa sandık mı? Kazançlı çıkacaktır soruları kafaları kurcalarken, sonucunu da zaman göstere cektir…

Geçmişten geleceğe yankılanan bir ses “Hani devlet et mi star, süt mü satar ………? Derken, şimdilerde o sözler yutularak “devlet herşeyleri satar” sedalarıyla gelecek zamanlara doğru yankılanarak akıp gitmektedir

Ne diyelim “dün dündür, bu gün bu gündür”politik felsefe; politikacıların sarılıp kurtulacağım sandığı, milleti aldatmanın da bir kurnazlığı olarak zihinleri işgal etmeye devam etmektedir…                                   

 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 50 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 295
İçerik : 334
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 502729
Template Design ah-68 | Copyright © 2019 by selamli.com | Yönetici