Ürettirmeyin Bari PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 15 Mart 2019 12:46

                                              Ürettirmeyin  Bari…  

Bu zeki ve çalışkan millet hemen her konuda üretken ve yetiştiren bir millettir. Yan gelip yatan, kolaycılığa kaçan yanları olsa da bu en asgari düzeydedir. Yeterki ona hedef gösterilip hız verilsin, imkan tanınsın. Yapamayacağı ve üretemeyeceği şey yoktur alimallah.

Bir ailenin ve bir ülkenin kalkınması iki şeye; eğitim ve üretime dayalıdır. Bunları halledemeyen ülkeler başkalarının kölesi, ayak paspası olmaya devam edecektir. Türk çiftçisi hemen her devirde bilgisi ve imkanları ölçüsünde elinden gelen her şeyleri üretir ve yetiştirir olmuştur.

 Osmanlı’nın 1838 yılın da ilk kez İngilizler, sonrasında da diğer ülkekerle ticaret anlaşması yaparak ithalatın önünü açmıştır. Bu tarihe kadar Osmanlı’nın hiçbir şeyi dışardan ithal ettiği vaki değildir. 1838 ithalat ve 1854 de de dışa borçlanma imparatorluğu oldukça zora sokmuştur. 1876 ya gelindiğinde dış borçları ödeyemeyen  Osmanlı resmen iflas ettiğini tüm dünyaya duyurmuştur. Bu tarihte Osmanlı'nın bütçesi 18 milyon, yıllık faiz ödemeleri 11 milyon  sterlin, dış borç ise toplamda 200 milyon sterlindir.

555 yıl borçsuz ve ithalatsız yaşayan Osmanlı ne zaman ki, ithalata ve borca başladıktan tam 38 yıl sonra resmi olarak iflasını dünyaya  duyurmak zorunda kalmıştı. Kısacası borç ve ithalat koskoca bir imparatorluğun parçalanmasına, ardından da yıkılmasına sebep olmuştur.

Günümüze dönüp bakarsak ülkemizin de Osmanlı’nın gidişatıyla örtüşdüğüne şahit olmaktayız. 1983 te iktidar olan anavatan Özal’la, yürüyen ithalat ve borçlanmayı hızlandırarak devlet mallarını özelleştirme adıyla satmaya başlamıştır. Ardından akp hükümeti, işi özelleştirmenin zirvesine vardırarak adeta satacak mal bulamamıştır. Borca dayalı para sistemiyle İMF‘ye borcununuzu kapatmış olsanız da küresel finans kuruluşlarına olan dış borcumuzun 2018 yılı için hazine müsteşarlığının verilerine dayanarak ekonomi bakanı M.Şimşeğin ifade ettiği gibi 453 milyar doları bulması acı bir gerçek ve de millete bir zuldür. 2019 yılı Türkiye bütçesinin 960 milyar 986 milyon olduğu da malûmunuzdur.

Duraklamanın, gerilemenin ve sonunda da yıkılmanın en büyük sebebi üretmeden tüketici olunmasıdır. Bu, ithalatı ardında da borçlanmayı getireceğinden ülkeler için bir karabasan kâbusudur.  

Kendi kendine yeten ülke olarak bilinen yurdumuz, şimdilerde hayvanlar için adi ot ve samanı, insanlar için de acı soğanı ithal edip tüketir hale gelmiş veya getirilmiş olması ne acı ve ne de alçaltıcı bir durumdur ülkeler bazında.

Otu, samanı, acı soğanı, patatesi bile ithal edecekseniz, bu çiftçiye bu kadar zulmü niye yaptırıyorsunuz? Üreten çiftçinin ürünü para etmiyor, elinde kalıyorsa bu ithalattan dolayı üreticiye yapılan en büyük zulüm değil de nedir bu? Tüm girdilerin (mazot, gübre, tohum, ilaç) ateş pahası olduğu bu günlerde üretici bunca masrafın sonunda emeğinin karşılığını alamıyorsa ki gerçekten alamıyor, bu kadar çileyi ona niçin reva görürsünüz?..

Madem her şeyler ithalle çözülecekse; durumu baştan açıklayınız ki, üretici vatandaş tedbirini önceden alarak hayatını, geçimini ona göre ayarlamış olsun. Üretici yıl boyu çalışıp çabalasın ithallerle baş edemeyerek para etmez, emek karşılamaz bir çaba ve ödenemeyecek borçlarla karşı karşıya kalsın? Bu durum çiftçiyi toprağından, köyünden ettiği gibi büyük şehirlerde de, her yönüyle devletin baş belası sorunlarından birini teşkil edeceği malûmdur.

Ey yetkili ve etkililer!!! Bu ve bundan sonra da üreticinin üreteceği ürünleri ithal edecekseniz, lütfen çiftçiyi eziyete, masrafa ve borca sokmayınız. En azından üretici umutsuz ve borçsuz olur ki, en az şu anki durumundan çok daha iyi olmuş olur.

Toprağımız yoksa, insanımız bilmiyorsa, imkanlarımız kıtsa, suyumuz kafi gelmiyorsa, topraklarımız her türlü çabalar sonucu ürün vermiyorsa, hayvanlarımıza yer yoksa, işte o zaman ithal etme mecburiyetin var… Peki ya şimdi?.. Neyimiz eksik ki?..

O zaman ya ithalı durdurun, ya da üretimi durdurun…En azından insanlarımız borç bari yapmamış olurlar ki; borçsuz bari yaşarlar...   

 

 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 53 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 286
İçerik : 333
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 499098
Template Design ah-68 | Copyright © 2019 by selamli.com | Yönetici