Yenilgi PDF Yazdır e-Posta
EKREM EROĞLU tarafından yazıldı   
Cuma, 12 Nisan 2019 12:05

                                                Yenilgi

İnsanların bilgisi dahilinde üç sınıf canlı bilinmektedir. Nebatat, hayvanat ve insanat diye. Bunlara ilaveten gözle görülmeyen mikro organizmalar ve manevi varlıklardan melekler ve cinler de, yani canlılar kategorisinde yerini almış olmaktadırlar. (Canlı olmalarına rağmen buradaki melekler yemez içmez ve çoğalmazlar. Cinlerde yerler, içerler ve de çoğalırlar.)

Bitkiler hiç çalışmazlar, rızıkları hep ayağına gelir. Hayvanlar ise; sadece yaşamak için yer içerler. İnsanlar da yaşamaları için mutlaka çalışmak zorundadırlar. Bu çalışmaları ömürlerinin sonuna kadar sürecektir. İnsanoğlu eğer çalışmazsa aç kalıp her daim birine el açıp onun kölesi durumunda yaşaması kaçınılmaz olacaktır.

Bunun içindir ki insanoğlu; her ne olursa olsun, hangi katagoride yer alırsa alsın mutlak surette ona çalışma düşmektedir. Bu çalışma hangi alanda olsa da, ya o hususta kazanacak, ya da kaybedecektir. Bu kaçınılmaz olan sonuçtan birini yaşaması mukadderdir. İnsan sanki mutlak surette kazanacakmış ya da, kazanması gerekliymiş gibi olayların sonunu bekler. Oysa kazanmak olduğu gibi, kaybetmenin de başına geleceğini bilmelidir.

  Milletimiz bir seçim yaşayıp geride bırakmıştır. Kazananları ve kaybedenleriyle birlikte acı ve tatlı günlerin atmosferinden halen kurtulmuş da değiliz şu günler itibariyle. Bu böyle olunca da haliyle zanni düşünceler, abartılı haberler, yalana bulanmış binlerce dedi kodular gırla gitmektedir. Medya ve siyaset trollerinin hep ve her zaman olduğu gibi tarafgir konuşma ve demeç vermeleri. Yönetimi elinde tutan ve muhaliflerin hepsinin kendi kıstaslarına göre daima başarılı olduklarına vurgu yapmaları. Kimi ağızların iç ve dış düşmanların tesbit ve yorumlarını kendi tezlerine delil gösterip yeğane galibin kendileri oldukları yönünde gurur ve kibirli caka satmaları. Yönetimin her seçimde olduğu gibi, seçim argümanlarına hakim olarak mızmızcı çocukların, yenilen pehlivanın yenilgiye doymaması gibi davranışlar sergilemesi ise akla ziyan hezeyanları. Yenilgiye sebebin feto, pkk ve yapılan hilelere bağlayarak teselli bulması vs… gibi ipe sapa gelmez, çoğu ciddiyetten uzak ve algı ağırlıklı görüş ve düşünceler maalesef havada uçuşmaya devam etmektedir.

Seçim sürecinde en çok çaba sarf edenin akp (Sadece tek başına cumhurbaşkanı) olduğu, ortağının böyle bir performans sergilemediği, muhalefetin ise adet yerini bulsun türünden seçime girmesi herkesin gözlerinden kaçmayan gerçeklerdendi. Buna rağmen çok az bir farkla rakamsal başarıyı akp göstermiş olsa da, elindeki büyük şehir belediyeleri ve en büyük şehirlerimizin kaybedilmesi başarısızlığını tolere edememiştir. Halkın nazarında bunu başka sebeplere bağlayarak, kendi suçunun örtbas edilme- sine çalışması beyhude bir çırpınıştan başka bir şey değildir.

Esas yenilgiyi kendinde, etrafında, söylem ve davranışlarında  araması gereken akp hala dışarıda sebep araması garip değil mi? Kendine buyruk emirleri, ben yaptımsa oldu bitti tutumları. Halka tepeden bakan yetkilileri, garip gurabanın geri itilmesi, mazlumların seslerine kulak tıkamaları, partiyi adeta bir aile partisi haline sürüklemesi, kayırma, rüşvet, ihale, özelleştirmeler, yoksulluk, medyanın tekelleştirilmesi, haklıların susturulmaları, eleştiri yapanların dışlanmaları, yağcı-yalaka takımının baş tacı yapılması. Yalaka takımının üst makamlarda muhkem oturuşları. 28 şubata doğru bir kıpırdanmanın baş göstermesi, chp zihniyetinin her daim kollanıp güçlendirilmesi. Laiklik adına kemalizmin adeta dayatılıp özendirilmesi. Adaletin yerini bulmayan uygulama ve uzaklaşma görüntüleri. Fetöcülerin makan ve mevkilerde yer bulmaları. Fetö ile mücadeleyi garibanların üzerine yoğunlaştırarak mağdurların göz yaşları. Medya, siyaset ve sermaye sarmalında fetö ile mücadelenin cılızlaşması, ciddiyetten uzak bir şekilde sulandırılması. Liyakat ve ehliyete vurgu yapıldığı halde hiç yanına yaklaşılmaması. Chp’nin bir işaretiyle nice zulme uğrayan inançlı insan veya kurumların üzerlerine gidilirken, buna rağmen Müslümanların uyarılarına kulak  tıkanıp hiçe sayılması. Vaadlerin çok, yapılanların az olması…Velhasıl akp’nin fabrika ayarlarından uzaklaşması bu yenilginin ana sebeplerindendir. Bunlara bakmayıp başka yerde sebep aramak, kendisine toz kondurmayan nice mağrurların izini sürmek demektir.

Yenilginin aslı ise; akp nin tüm yetkililerinin hemen hepsinin “nasıl olsa Erdoğan çalışıyor, bizlere ne gerek var, zaten bizlerin kazanması garanti” türünden gerekçelere sarılarak işi Erdoğan’a yıkarak umursamaz davranışları, seçimdeki yenilginin baş sebebi olarak karşımızda durmaktadır. Erdoğan her zaman yalnız olduğu gibi bu seçimde de açıkça görüldü ki yapyalnızdı. Korkarım ki; akp nin çok yakın etrafı, yanındaki menfaatçı yağcılar dahi oy vermemişlerdir. Bu görüşleri, yetkili ağızlardan duyduğumuzda şüphelerimizin doğruluğunu iyice kuvvetlendirmektedir…

Sayın cumhurbaşkanı; etrafındaki yalaka takımını ne zaman ayıklarsa işte o zaman yenilgiyi belki de tatmayacaktır. Bu böyle devam ederse de, gelecek seçimlerin hüsranla bitebileceği kaçınıl- mazdır…

Her çıkışın bir inişi olduğu gibi, her nimetin bir de mihneti vardır. Her gururun şatafatı sonucu, bir de zelilliği vardır. Ey kendine yönelik menfaat ve kazançlarda şahlandıkça şahlanan kibir abideleri, Allah ne yapmaya kadir değil ki? Sırati müstakimden kim ayrılırsa, Allah onun burnunu yerlere sürterek ibretlik bir ders verir.

Yenilginin baldıran zehrini tadanlar, oturup “bu zehri bana kim, niye yedirdi?” diyen düşüncesini öncelikle kendine sorarak başlamalıdır.

Sahi bu yenilgi zehrini kim yedi, kim yedirdi?..Kendi aklına sorar ve kendi vicdanını dinlerse, o hakemler sana doğruyu söyleyecektir…      

Son Güncelleme: Pazartesi, 22 Nisan 2019 07:52
 

Sadece üyeler yorum yazabilir. Yorum yazabilmek için giriş yapın ya da kayıt olun.

KULLANICI GİRİŞİ



KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şu anda 40 konuk çevrimiçi

İSTATİSTİKLER

Üyeler : 286
İçerik : 333
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 499093
Template Design ah-68 | Copyright © 2019 by selamli.com | Yönetici